Asansörde Mahsur Kalan Kişi Tazminat İsteyebilir mi?
Asansörde mahsur kalmak tek başına otomatik tazminat hakkı doğurmaz. Zararın niteliğini, sorumluların nasıl belirlendiğini ve bina yönetimi ile bakım firmasının hangi kayıtları saklaması gerektiğini öğrenin.
İÇERİK
Asansörde mahsur kalan bir kişinin “Tazminat isteyeceğim” demesi, bina yöneticisi ve bakım firması açısından çoğu zaman belirsizlik yaratır. Evet, asansörde mahsur kalan kişi koşulları oluştuğunda maddi veya manevi tazminat isteyebilir. Ancak her mahsur kalma olayı otomatik olarak tazminat ödenmesini gerektirmez. Olayın nedeni, ortaya çıkan zarar, sorumluluğun hukuki dayanağı ve bunlar arasındaki bağlantı birlikte değerlendirilir.
Bina yönetiminin görevi, şikâyeti küçümsemek veya hemen ödeme sözü vermek yerine güvenliği sağlamak, olayı belgelemek ve teknik nedeni araştırmaktır. Bu rehber, 2026 Türkiye bağlamında firma sahipleri, teknisyenler ve bina yöneticileri için sorumluluk başlıklarını ve uygulanabilir kayıt düzenini açıklar.
Asansörde Mahsur Kalmak Hangi Durumlarda Tazminat Konusu Olur?
Tazminat değerlendirmesinde ilk soru yalnızca “Asansör neden durdu?” değildir. Bu olay kişide nasıl bir zarara yol açtı ve zarar kimin sorumluluk alanıyla bağlantılı? sorusu da yanıtlanmalıdır.
Örneğin güvenlik sistemi bir elektrik kesintisinde kabini durdurmuş, haberleşme sistemi çalışmış ve kurtarma güvenli biçimde tamamlanmış olabilir. Başka bir binada ise daha önce defalarca bildirilen kapı arızası giderilmemiş, kişi uzun süre yardım alamamış ve sağlık sorunu yaşamış olabilir. Bu iki olay aynı şekilde değerlendirilemez.
Haksız fiile dayalı taleplerde Türk Borçlar Kanunu’nun genel sorumluluk hükümleri; olayın özelliğine göre sözleşmeye aykırılık ve yapı malikinin sorumluluğu gibi farklı hukuki dayanaklar gündeme gelebilir. Kusura dayalı sorumlulukla kusursuz sorumluluk hükümlerini birbirinden ayırmak gerekir. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı
Yönetici ve bakım firması açısından ilk incelemede şu sorular önemlidir:
- Mahsur kalma hangi tarihte ve saatte gerçekleşti?
- Alarm veya acil haberleşme sistemi çalıştı mı?
- İlk yardım çağrısı ne zaman alındı?
- Kurtarmayı kim yaptı ve işlem ne zaman tamamlandı?
- Yaralanma, sağlık müdahalesi veya belgelenebilir ekonomik kayıp oluştu mu?
- Aynı arıza daha önce bildirilmiş miydi?
Bu bilgiler olmadan yalnızca mahsur kalma süresine bakılarak kesin hukuki sonuç çıkarılamaz.
Maddi ve Manevi Tazminat Arasındaki Fark Nedir?
Bina yönetimine ulaşan talebin hangi zarar kalemlerine dayandığı netleştirilmelidir. Maddi ve manevi tazminat farklı amaçlara hizmet eder; aynı olayda birlikte talep edilmeleri de mümkündür.
Maddi tazminatta hangi kayıplar incelenir?
Maddi tazminat, olay nedeniyle ortaya çıkan ekonomik zararla ilgilidir. Sağlık müdahalesine ilişkin karşılanmamış giderler, gerekli ulaşım masrafları veya ispatlanabilen kazanç kaybı değerlendirmeye konu olabilir. Bedensel zarar varsa tedavi giderleri ve çalışma gücüyle ilgili kayıplar da gündeme gelebilir.
Ancak kişinin bir tutar bildirmesi, bu tutarın tamamının ödeneceği anlamına gelmez. Giderin gerçekliği, gerekliliği ve olayla bağlantısı araştırılır. Örneğin “Toplantımı kaçırdım, büyük bir sözleşme kaybettim” beyanı, ekonomik kaybın ayrıca somutlaştırılmasını gerektirir.
Fiziksel yaralanma yoksa manevi tazminat mümkün mü?
Görünür bir yaralanma bulunmaması, manevi tazminat ihtimalini bütünüyle ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte her korku veya kısa süreli huzursuzluk da kendiliğinden manevi tazminat gerektirmez.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi bedensel bütünlüğün zedelenmesini, 58. maddesi ise kişilik hakkının zedelenmesini düzenler. Mahsur kalmanın ruhsal etkileri, olayın ağırlığı ve ilgili hukuki şartlar somut olay üzerinden değerlendirilir. cilt 95-kanunlar dergisi
Yöneticinin burada yapması gereken kişinin yaşadığını tartışmaya açmak değildir. Sağlık müdahalesi yapılıp yapılmadığını kaydetmek, ilgili belgelerin uygun kanallardan sunulmasını sağlamak ve hukuki değerlendirmeyi uzmanına bırakmaktır.
| İncelenen durum | Değerlendirmeye konu olabilecek husus | Önemli kayıt |
|---|---|---|
| Sağlık kuruluşuna başvuru | Olayla bağlantılı sağlık gideri veya sağlık etkisi | Muayene kaydı, rapor, fatura |
| İşe devam edememe | Belgelenebilir kazanç kaybı | İstirahat raporu, gelir belgeleri |
| Yoğun ve devam eden ruhsal etkilenme | Manevi zarar iddiası | Uzman değerlendirmesi, olay koşulları |
| Önceden bildirilen arızanın tekrarı | İhmal ve nedensellik incelemesi | Eski arıza bildirimleri, servis formları |
| Yardım çağrısının yanıtsız kalması | Müdahale sürecindeki aksaklık | Çağrı ve yönlendirme zamanları |
Tablodaki durumlar ödeme garantisi değil, inceleme başlıklarıdır.
Bina Yöneticisi, Kat Malikleri ve Bakım Firması Nasıl Sorumlu Olabilir?
“Sözleşmemiz var, bütün sorumluluk bakım firmasında” yaklaşımı da “Asansör binanın, firma hiçbir şekilde sorumlu olmaz” yaklaşımı da eksiktir. Teknik görevler, yönetim yükümlülükleri ve hukuki sorumluluk ayrı ayrı incelenir.
Bina yönetiminin yükümlülükleri
Bina sorumlusunun asansörün güvenli işletilmesi için bakım, periyodik kontrol ve gerekli onarım süreçlerini takip etmesi gerekir. Aylık bakım ile yıllık periyodik kontrol birbirinin yerine geçmez. Bu ayrım, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının asansör bilgilendirmelerinde de yer alır. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Yönetim açısından özellikle şu durumlar araştırılmalıdır: Servisin yazılı uyarısı dikkate alınmış mı, gerekli onarım ertelenmiş mi, tekrarlayan şikâyetler kayıt altına alınmış mı? Yönetici değişikliğinde geçmiş eksikliklerin yeni yönetime aktarılmaması da uygulamada önemli bir takip boşluğudur.
Yöneticinin kişisel sorumluluğu ise yalnızca görev unvanından hareketle kurulmaz; kendi eylemi, ihmali ve zararla bağlantısı değerlendirilir.
Kat maliklerinin sorumluluğu
Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi, yapıdaki yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlar bakımından malik için kusursuz sorumluluk öngörür. Asansörden kaynaklanan bir zararda bu hükmün uygulanma koşulları da incelenebilir. Dolayısıyla bakım işinin bir firmaya verilmesi, maliklerin üçüncü kişilere karşı her durumda sorumluluktan kurtulduğu anlamına gelmez. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı
Bakım firmasının sorumluluğu
Bakımın gereği gibi yapılmaması, tespit edilen eksikliğin bildirilmemesi veya hatalı teknik müdahale, firmanın sorumluluğunun araştırılmasına yol açabilir. Bunun için arızanın nedeni ve firmanın işlemleri teknik olarak incelenmelidir.
Örneğin kapı kilidiyle ilgili tekrar eden bir sorun varsa, yalnızca son bakım formuna bakmak yeterli olmaz. Önceki bildirimler, değiştirilen parçalar ve yapılan testler birlikte değerlendirilmelidir.
Birden fazla tarafın aynı zararda sorumluluğu bulunabilir. Taraflar arasındaki nihai paylaşım ile zarar görene karşı sorumluluk aynı mesele değildir.
Mahsur Kalma Sonrasında Yönetim ve Servis Ne Yapmalı?
İlk hedef güvenli kurtarmadır. Eğitim almamış kişilerin kapıları zorlaması veya kabini hareket ettirmeye çalışması önlenmelidir. Acil sağlık sorunu ya da tehlike varsa 112’ye bilgi verilmeli; yetkili servis ve uygun kurtarma ekipleriyle koordinasyon kurulmalıdır.
Kurtarma tamamlandıktan sonra şu sıra izlenebilir:
- Kişinin durumunu öğrenin. Sağlık desteği ihtiyacını dikkate alın; sağlık sorunu bulunmadığına dair kişiden zorla beyan almayın.
- Zaman çizelgesini hazırlayın. İlk bildirim, servis yönlendirmesi, varış ve kurtarma saatlerini ayrı yazın.
- Teknik bulguları kaydedin. Görülen arıza kodlarını ve yapılan işlemleri belirtin; doğrulanmamış tahminleri kesin neden gibi sunmayın.
- Güvenli kullanım kararını teknik değerlendirmeye dayandırın. Risk sürüyorsa asansörü yeniden kullanıma açmayın.
- Mevcut belgeleri koruyun. Bakım formları, arıza geçmişi ve olayla ilgili yazışmaların kaybolmasını önleyin.
- Varsa sigorta sürecini başlatın. Poliçedeki bildirim ve belge koşullarını kontrol edin.
Tutanağa “Kullanıcı panik yaptığı için olay yaşandı” gibi yoruma dayalı ifadeler yazmak yerine gözlenebilir olgular aktarılmalıdır. Ayrıca kurtarma tutanağı, genel bir haklardan vazgeçme belgesine dönüştürülmemelidir.
Hangi Belgeler Saklanmalı, Tazminat Talebi Nasıl Ele Alınmalı?
İyi bir olay dosyası, yalnızca bakımın yapıldığını değil, bildirilen soruna nasıl karşılık verildiğini de gösterir. Yönetim ve firma kendi sorumluluk alanlarındaki belgeleri tutarlı biçimde saklamalıdır.
Dosyada bakım sözleşmesi, son bakım formları, periyodik kontrol raporu, önceki arıza bildirimleri, olay tutanağı ve kurtarma kaydı bulunabilir. Kamera görüntülerinin mevcut olması hâlinde, üzerine yazılmadan korunması değerlendirilmelidir. Görüntüler ve sağlık verileri gereksiz kişilere dağıtılmamalı; erişim olayın takibi için gerekli kişilerle sınırlandırılmalıdır.
Asansorex gibi bir bakım takip yazılımında arıza geçmişini, servis işlemlerini ve ilgili fotoğrafları aynı asansör kaydıyla ilişkilendirmek, olay dosyasının hazırlanmasını kolaylaştırabilir. Dijital kayıt, yapılan işlemi gerçeğe uygun ve zamanında belgelediği ölçüde yararlıdır.
Yazılı talep geldiğinde
Talebin alındığı tarih kaydedilmeli; olay, istenen tutar ve dayanak belgeler netleştirilmelidir. Yönetim kendi incelemesini yaparken bakım firmasından da yazılı teknik açıklama istemelidir. Karşı tarafla iletişimde “Kesinlikle ödeme yapmayız” veya “İstediğiniz tutarı karşılarız” gibi inceleme öncesi kesin ifadelerden kaçınılmalıdır.
Görevli mahkeme ve arabuluculuk şartı, taraflara ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değişebilir. Her mahsur kalma talebini doğrudan tüketici hakem heyetine ya da tek bir mahkemeye yönlendirmek doğru değildir. İdari şikâyet ve tazminat talebi de farklı süreçlerdir; denetim başvurusu tek başına tazminat ödenmesini sağlamaz.
Süreler neden ayrıca kontrol edilmeli?
Haksız fiile dayanan taleplerde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinde genel olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlayan iki yıllık, fiilden başlayan on yıllık zamanaşımı düzenlenir. Daha uzun ceza zamanaşımı ve başka hukuki dayanaklar sonucu değiştirebilir. Bu nedenle dosyanın süresi olay özelinde incelenmelidir. UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı
Sıkça Sorulan Sorular
Asansörde beş dakika kalmak tazminat için yeterli mi?
Belirli bir dakika sınırı otomatik tazminat hakkı oluşturmaz. Sürenin yanında sağlık etkisi, yardım imkânı, arızanın nedeni ve ortaya çıkan zarar değerlendirilir. Yönetim her olayı, kısa sürmüş olsa bile kaydetmelidir.
Elektrik kesintisi varsa yönetim ve firma sorumluluktan kurtulur mu?
Elektrik kesintisi tek başına kesin bir sonuç doğurmaz. Asansörün teknik özellikleri, acil haberleşmenin durumu ve müdahale süreci incelenir. Mevcut olması gereken veya kurulu bulunan güvenlik işlevlerinin çalışıp çalışmadığı ayrıca araştırılır.
Yeşil etiketli asansörde mahsur kalınırsa tazminat istenebilir mi?
Yeşil etiket, sonraki her arızaya karşı garanti oluşturmaz. Talep yine olayın koşullarına göre değerlendirilir. Yönetim, periyodik kontrol raporunun yanında olay tarihine kadar oluşan bakım ve arıza kayıtlarını da korumalıdır.
Bakım sözleşmesi yöneticiyi tamamen korur mu?
Bakım sözleşmesi önemli bir belgedir; ancak yönetimin kendi takip ve güvenli işletme yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin varlığı kadar hizmetin uygulanması, uyarıların değerlendirilmesi ve gerekli işlerin yaptırılması önem taşır.
Tazminatı bakım firmasının sigortası öder mi?
Bu, poliçenin kapsamına, teminat limitlerine, istisnalara ve olayın özelliklerine bağlıdır. Sigortanın bulunması her talebin karşılanacağı anlamına gelmez. Firma sahibi ve yönetici, ilgili poliçeleri kontrol ederek bildirimi geciktirmemelidir.
Özet
Asansörde mahsur kalma, koşulları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat talebine konu olabilir; sonuç yalnızca kabinde geçirilen süreyle belirlenmez. Zararın niteliği, teknik neden, müdahale süreci ve sorumluluk ilişkisi birlikte incelenir.
Bina yöneticisi ve bakım firması için doğru yaklaşım; güvenli kurtarma sağlamak, belgeleri korumak, tekrar eden arızaları gidermek ve talebi somut kayıtlarla değerlendirmektir. Asansorex üzerinden düzenli tutulan bakım ve arıza geçmişi de bu takibi destekleyebilir. Uyuşmazlıkta kesin sorumluluk ve başvuru yolu, olay dosyası üzerinden yapılacak hukuki değerlendirmeyle belirlenmelidir.